RSS
Kategori Damlalar
Makale 3 yorum yapılmış.
01/31 2008

Muallim Naci

İçli ve yakıcı bir üslûbu vardır Muallim Nâcî merhûmun. Oldukça genç (1850 – 1893) vefat etmiştir. Asıl adı Ömer’dir. Mes’ûdî, Harabî mahlaslarınıda kullanarak şiirler yazmıştır. Kayınpederi Ahmet Midhat Efendinin çıkardığı Tercüman-ı Hakikatte yazdı.

İhtirâz-ı ta’neden kalmakdadır âhım nihân
Bir hakîkat kalmasın âlemde Allahım nihân

İhtirâz: Çekinme
Ta’n: Kötüleme
Nihân: Gizli

[Onun bunun diline dolanmaktan çekindiğim için hissiyatımı açığa vuramıyorum. Allahım! Hiçbir hakikat gizli kalmasın.]

Aşka şöhret hüsne mestûrî olur revnâk-fezâ
Sen ol ey mihrim hüveydâ sen kal ey mâhım nihân

Hüsn: Güzellik
Mestûrî: Örtülü olma hâli
Revnâk-fezâ: Renklilik, gösterişlilik
Mihr: Güneş
Hüveydâ: Açıkta, meydanda
Mâh: Ay

[Sevgiliyi (daha doğrusu güzelliği) aya, aşkı ise güneşe benzeterek diyor ki; “Aşkın herkesçe bilinmesi, şöhret bulması yaraşır, güzelliğin ise örtülü olması esastır. Öyleyse ey sevgili sen gizli kal gözlerden, kimse görmesin seni; benim aşkım ise âleme şöhret salsın.]
Tabiî şöhret bulan aşk, âşığa türlü belâlar getirecektir. Şairimiz o belâlara baştan razı olduğunu ilân etmekte, gayrıların gözünden sakındığı sevgilinin ise gizli olmasını gayret (kıskançlık) ile talep etmekte; ancak bunu çok güzel bir sebebe bağlamakta ve gerekçelendirmektedir: “hüsne mestûrî yaraşır”

Şeyh Gâlib’in benzer iki mısraı var ki muhteşem:

Çarha feryâdı tanîn-endâz olursa gam değil
Bâis-i feryâdı meşhûr olmasın bir kimsenin

[Aşığın feryadı gökleri inletse problem değil; yeter ki feryâdının sebebi dile düşmesin.]
‘Yar adını desem olmaz / Düşer dillere dillere’

Arz eder sîmâ-yı resmim gönlümün maksûdunu
Kalsa da zîr-i leb-i hâmemde dil-hâhım nihân

Zîr: Alt
Leb: Dudak
Hâme: Kalem

[Kalemimin dili altında kalsa da, yani yazamasam da, ehil olan halimden anlar gönlümün maksadını. Yunus Emre Hazretleri diyordu değil mi: Deprenmeden dil dudak / Sözü işiten gelsin.]

Bî-hod eylerdi temâşâ-yı cemâlin âlemi
Dîdelerden kalmasan ey cân-âgâhım nihân

Hod: Kendisi
Temâşâ: Seyir, görme
Dîde: Göz

[Ey sevgili! Eğer gözlerden gizli olmasaydın, bütün âlem güzelliğinin seyrinde kendini kaybederdi.]
Allah aşkını terennüm ettiği bu son beyitle apaçık meydanda değil mi?

Social poster

delicious digg reddit technorati facebook twitter google yahoo wikio blinklist simpy spurl 

İndirilenler

  • İndirilebilecek Döküman Yok
  1. Track comments via RSS 2.0 feed. Feel free to post the comment, or trackback from your web site.

  2. Uğur Çiçekfidan
    08/12 2009

    Günümüzde, inançsız insanlar ile manevi konularda sohbet açılması durumunda ve peygamberimiz zamanında müşriklerin ilk sordukları soruların başında “Allah heryerde diyorsunuz ama onu göremiyoruz?” sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan bazıları bu beyitlerde gizli diyebiliriz…

    “Ey sevgili! Eğer gözlerden gizli olmasaydın, bütün âlem güzelliğinin seyrinde kendini kaybederdi.”

    Şahane…

  3. pakidemirpolat
    08/26 2009

    Tanzimat döneminin geleneğe bağlı üstadı…
    Klasik şiirinin son hocası ve âvâzı…
    Ruhuna, sâdâna sağlık…

  4. Ramazan Şahan
    09/9 2009

    Vay be!!! Üstadım!!! Muallim Naci kadar size de teşekkür edilse gerektir… Bu şiirleri gün yüzüne çıkarıp istenilen tarzda yorumlamışsınız ya Allah size rahmet eyllesin… kulluğuna kabul eylesin…. Şükranlar!!!