RSS
Kategori Damlalar
Makale 7 yorum yapılmış.
04/14 2008

Giden Gelmez, Gelen Gider

Gün geçmiyor ki, bir tanıdığımızın vefat haberini almış olmayalım. Kendimizi bilmeye başladığımız günlerde; yani genç iken dedemiz, derken babamız yaşındakilerin vefat haberleri ile sarsılırdık. Şimdilerde akranımızın vefat haberleri geliyor peşpeşe. Daha dün bir yakın dostumun cenazesinde bulundum; şimdi de bir başka dostumun ani vefat haberi geldi. Bir – iki yaş farkı ile ikisi de akranım.

“Hazret-i Âdemden beri bütün dedelerinin öldüğünü bilmek, nasihat olarak yetmiyorsa; hangi söz kâr eder ki?”

Taştan katı mı kalpler yoksa?

Ş. Yahyâ’nın dediği gibi:

Sengden dil kem mi yâ seng-i siyâhı lâ’l eder
Âfitâb-ı feyz-bahşâ-yı bülend-ahter mi yok

[Kara taşı yakuta çeviren feyzi verecek güneş mi yok; yoksa kalpler taştan da mı sert?]

Bu dünyada ölüm olduğunu bile bile yaşayabilmek, üzerinde düşünülmeye değer değil mi?

Öyle yaratmış işte Yaratan. Ölümü yaratmış, onu bilmeyi insana takdir etmiş; ama gafleti de yaratmış. Hayat devam ediyor.

Sultan Fatih devrinin söz sultanlarından Necâtî Bey’in bir beytine, Sultan Süleyman devri şairlerinden Rahmî’nin yaptığı tahmisi gel de hatırlama:

(İlk üç mısra Rahmî’nin, son ikisi Necâtî Bey’in)

Ehl-i dünyâ kim cihân zevkın demâdem sandılar
Veh ki bu mâtem-serâyı cây-ı hürrem sandılar
Bî-bekâ iken esâs-ı dehri muhkem sandılar
Bir dem iken devlet-i dünyâyı her dem sandılar
Bu fenâ gülzârının ‘ayşını ‘alem sandılar

Günümüz Türkçesiyle tekrar ifade etmek gerekirse; ya da Türkçeden Türkçeye tercüme ile;

[Dünyaya düşkün olan zavallılar, buradaki zevki hep süreceklerini sandılar.
Yazıktır ki; matem evini düğün evi sanıp aldandılar.
Dünya evinin geçici olduğunu bilmeyip, sağlam zannettiler.
Dünyada ele geçecek her lezzeti, bir anlık olduğu halde; sürekli sandılar.
Fenâ; hem kötü demektir malûm hem de geçici. Dünya adlı gül bahçesinin –iki anlamıyla da- fenâ olduğunu bilmeyip; onu bir şey sandılar.]

Neylî isimli bir başka şâir de şöyle demişti:

Anlar ki bu vîrâneyi ma’mûr sanırlar
Mâtem-gedeyi hânikâ-i sûr sanırlar
Etti bu felek nice Süleymânları berbâd
Görüp hâk-i mezellette mûr sanırlar

[Dünya ehli olan gafiller; bu yıkıntıyı saray zanneder, ölü evini de düğün evi. Nice sultanları yerle bir ettiğini unuturlar da vefasız dünyanın yerde gördükleri karıncayı öteden beri karınca zanneder, derin düşünemezler. Oysa bugün karınca gördüğün bir zamanlar sultandı.]

Son söz Osman Nevres’ten:

Nevres selîm ü pâk gelip gitmedir hüner
Yoksa cihâna günde bin âdem gelir gider

[Gelip gitmek bir şey mi? Onu herkes yapıyor zaten. Hüner geldiğin gibi temiz gidebilmektir.]

Av. Hayati İnanç

Social poster

delicious digg reddit technorati facebook twitter google yahoo wikio blinklist simpy spurl 

İndirilenler

  • İndirilebilecek Döküman Yok
  1. Track comments via RSS 2.0 feed. Feel free to post the comment, or trackback from your web site.

  2. berika
    12/19 2008

    bir kelimenim anlamını ararken hasbelkader girdim bu sayfaya…aferin dedim sonra kendime.Büyük keyf aldım okurken yazılarınızı. Çok güzel ”Giden Gelmez,Gelen Gider”

  3. vehbi uysal
    12/28 2008

    harika

  4. Arif EGEMEN
    09/14 2009

    Dünyanın faniliği ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Teşekkürler sayın hocam.

  5. hasan
    09/27 2009

    RABBİM sağlık,afiyet versin size, sayenizde unutuklarımızı, unutulmuş zenginliğmizi dile getiriyorusunuz. Fani dünya diye kabaca üstünkörü geçtiğimiz bu yolu ne güzel hatırlattınız

  6. mehmet tok
    12/6 2009

    hocam sizi dün yani 05-12-2009 da trt2 izledim o günkü yayınıız sitenizde yo atarsanız sevinirm
    edebiyatın bukadr ğüzel oldugunu sizde ğörmek hoştu iyiki porogram yapmışınız sagolun

  7. ibrahim
    04/15 2010

    enfes…

  8. hanifi
    05/21 2011

    yapmış olduğunuz paylaşım çok güzel çok teşekkürler.gerçekten ölüm büyük bir nasihattır.dünyada herşey dolup boşalıyor. bu misafirhane dünyada her saat herşey değişiyor.yere düşen bir yaprak, dalından koparılan bir meyve görevlerini yerine getirmenin güzelliği ile bizlere güzel bir tad olarak geliyor.bizim bu güzelliği anlamız için elmayı dalından koparmamız gerekiyor. bizlerde, bu dünya tarlasından, ömrümüzün sonuna geldiğinde dalımızdan koparılıyoruz. umarım bizlerde görevimizi yerine getiremenin güzelliğiyle, dalımızdan koparıldığımızda o muthiş yere gideriz… tekrardan teşekkürler