Mar 30
Hayli zamandır sizlerin “sitede neden yeni yazı yok?” şeklinde haklı sitemlerinizi almaktayım. Bir türlü düzene koyamamıştım. Bir de Fennî’nin şiirini çok beğendiniz. Artık vazife oldu. Şimdi şiirin tamamını aşağıda sunuyorum. İlk kıt’asının da günümüz Türkçesiyle izahını…
Zaman içinde inşallah tamamının izahını da paylaşırız.
1. Mihenden kaçma ger mahsûd-ı ihvân olmak istersen
Yetiş imdâd-ı mazlûmâna arslan olmak istersen
Yapış bir kâmilin destinden insan olmak istersen
Nebiyy-i Efhamı medh eyle Hassân olmak istersen
Rızâ bâbında bekle rahme şâyân olmak istersen
Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen
Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen Yazının tamamını oku »
Mar 19
“Bu yol uzundur, menzili çoktur
Geçidi yoktur, derin sular var”
Buyuruyor Hazreti Yunus Emre. Aşk yolunu anlatıyor tabii. İnsanın kendisini aşmak için çıktığı yolu… sonunda veli (=dost) olunan yolu…
Bu yolda en büyük engel ‘sen’ sin diyor. En büyük engel nefis yani… BEN…
Aşabilene ne mutlu.
Yenişehirli Avni Bey (vefatı 1884) bakın nasıl ifadelendiriyor aynı meseleyi:
“Helâk etmez bir iki darb-ı zikr emmâre-i nefsi
O bir tünd ejdehâdır kim nice cellâddan kalmış”
Şunu diyor yani: Yazının tamamını oku »
Nis 23
Söz boşa gidince üzülüyor insan bazen.
Bir hâkim (yargıç deniyor şimdilerde biliyorsunuz) ile sohbet ediyorduk. Güzel ve hikmetli bir hâdise anlattı, kendi başından geçen:
Bir tarlanın mülkiyeti dava konusu imiş. Bermûtad mahallinde keşif yapılıyor. Dava konusu arazinin öteden beri sahiplik durumu, sınırları ve saire belirlenecek; tabii bu meyanda şahitler de dinlenecek. Bakıyor hakim bey, taraflardan birinin dinletmek üzere hazır ettiği yaşlı bir şahit biraz huzursuz. Yani hatır için gerçeğe aykırı beyanda bulunması için hazır edilmiş, ama bu durumdan fevkalâde hoşnutsuz, kıvranıyor. Tabii her güngörmüş insan gibi hakim bey de, kendisinden bekleneceği durumu anlıyor. Hakim bey duruma hakim yani.
Bu arada keşif mahalline yakın bir karayolunda seyreden kamyon hemen ileride, keşif heyetinin rahatlıkla görebildikleri şekilde ani bir kaza ile devriliyor ve birkaç kişi vefat ediyor. Hakim bey mevzuubahis tanığa hitaben diyor ki: “Bak amca! Dünyanın hükmü işte bu kadar. Bir anda göçebiliyor insan, şu veya bu sebeple. Hesap var hesap! Ona göre!”
Tabii yerinde söylenmiş söz yerini buluyor ve adaletin bir sapmaya uğraması önleniyor.
Bu noktada şöyle söyledim: “Yalnız hâkimâne değil, ilâveten hakîmâne davranmışsınız hakim bey…”
(Lütfen uzatma işaretlerine dikkat! Hayâtî önem taşıyorlar çünkü.”
“Artık ne ise” dedi hakim bey ve; hâkim ile hakîm kelimelerinin tazammun ettiği manâ gözden kaçmıştı; fark etmekle de benim keyfim kaçtı.
Hekîm, hâkim ve hakîm kelimelerinin ayrı ayrı ne anlama geldiklerini fark etmeli değil mi? Yazının tamamını oku »
Nis 14
Gün geçmiyor ki, bir tanıdığımızın vefat haberini almış olmayalım. Kendimizi bilmeye başladığımız günlerde; yani genç iken dedemiz, derken babamız yaşındakilerin vefat haberleri ile sarsılırdık. Şimdilerde akranımızın vefat haberleri geliyor peşpeşe. Daha dün bir yakın dostumun cenazesinde bulundum; şimdi de bir başka dostumun ani vefat haberi geldi. Bir – iki yaş farkı ile ikisi de akranım.
“Hazret-i Âdemden beri bütün dedelerinin öldüğünü bilmek, nasihat olarak yetmiyorsa; hangi söz kâr eder ki?”
Taştan katı mı kalpler yoksa?
Ş. Yahyâ’nın dediği gibi:
Sengden dil kem mi yâ seng-i siyâhı lâ’l eder
Âfitâb-ı feyz-bahşâ-yı bülend-ahter mi yok
[Kara taşı yakuta çeviren feyzi verecek güneş mi yok; yoksa kalpler taştan da mı sert?] Yazının tamamını oku »
Mar 24
“Bu menzil-gehde tîrin çekdiği cevri kemân çekmez”
Tam bir mısra-i berceste. Yani benzersiz mısra. Bursalı Çelebi Âsım’a ait.
İzahata girişmeden önce, bu vesile ile hatırıma gelen Yenişehirli Avni Bey’in bir beytine bakalım:
Bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez
İndimde esâtîr-i Felâtun hezeyândır
[Kuru akılla hakîkate ulaşmaya çalışan filozofların sayıklama sözleri andıran safsataları nerede; mensubu bulunduğumuz kültürün kodlarını iyi bilen bir tek şairimizin söylediği bir tek mısra nerede? Bir kamyon dolusu çakıl taşı ile iki parmak arasında tutabildiğiniz elmasın değeri kıyas kabul eder mi?]
Evet! Keçiboynuzunda bir miktar kalori vardır; ama bir çuval keçiboynuzu yiyerek alacağın kaloriyi bir tek kesme şekerden alabiliyorsan, o kadar posayı taşımaya ne hâcet… Yazının tamamını oku »
Son Yorumlar