Beytler

    Düşvarcadır eğerçi reh-i teng-i kanâat
    Yokdur hatar u bîmi selâmet var içinde

Fevkalâde Seçmeler

Damlalar 3 Yorum »

Dördü de yaklaşık olarak aynı ma’nâyı tazammun eden (ağır bir Türkçe oldu galiba) biri, Nev’î’ye, biri Muhibbî’ye (Kanuni Sultan Süleyman) biri de Bâkî’ ye ait dört beyt üzerinde duralım:

Sultan’dan başlayalım isterseniz;

Mülk-i dünyâ kimseye kalmaz sonu berbâd olur
Ey Muhibbî şöyle farzet kim Süleymân olmuşum

Ma’nâ açık.

Ancak şu dikkat çekiyor; şair Kanuni Sultan Süleyman’dır. Yani adı Süleyman. Böylelikle –Batılıların deyişiyle- Muhteşem Süleyman da olsan (ki olmuş bulunuyorsun) dünya mülkü kalıcı değil ve berbat olmaya mahkûm; bunun idrakinde ol ey Süleyman (Muhibbî).

Öte yandan klasik edebiyatımızda ‘Süleyman da olsan’ tarzında bir ifade, Peygamber olmakla beraber; ins ve cin dahil bütün dünyaya Sultan olan ve hayvanların dilini bilen Hazreti Süleyman’dan mülhemdir.

Hem hevâ üzre seyr eder taht-ı Süleyman dediler
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde – Ziya Paşa

[Rüzgâra emretmesiyle hareket eden Hazreti Süleyman’ın da tahtının yerinde şimdi yeller esmektedir. Bu dünyada ele gireceklerle gaflete düşmeyesin ey kişi!]

Örneğinde olduğu gibi.

Nev’î ise demiş ki; Yazının tamamını oku »

Önce Sağlık

Damlalar 1 Yorum »

Yahyâ Bey’in Muhibbî’nin Gazeline Ta’şîr’i
(Gazel-i Muhibbî Ta’şîr-i Yahyâ)

Hasta olmak gûş-mâl-i Hazret-i İzzet gibi
Her kişinin yalımın alçak ider gurbet gibi
Değme bir kimse göre gelmez refâhiyyet gibi
Nâleler gûya derây-ı rıhlet-i râhat gibi
Dâr-ı dünya cây-ı firkat menzil-i mihnet gibi
Devleti bir âlet-i hengâme-i zahmet gibi
Sağlıgın bünyâdı yok âyinede sûret gibi
Matla’ı şâh-ı cihânun maşrık-ı hikmet gibi

Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi

Yandur erbâb-ı gurûru sôfî-i sâfî-sıfat
Râhat olmak ister isen meskenette mesken et
Dîde gibi şevk-ı nûrâniyyeti başa ilet
Evliyânun ayağı altı olur altı cihet
Mâni’-i işgâl-i Hakdır bezm-i ehl-i ma’sıyet
Her libâs-ı gafleti kılma hicâb-ı mağfiret
Târik-i dünyâdadur sırr-ı sürûr-ı âhîret
Gör ne der şâh-ı vilâyet nûr-ı ayn-ı ma’dilet Yazının tamamını oku »

Birlik Dirliktir

Damlalar 1 Yorum »

Iyân oldukça gonca dem-be-dem yanında hâr artar
Bu gülzârın rakîb-i pür-cefâsı artar eksilmez

Diyarbakırlı Cehdî

Gülün güzelliği belirdikçe hemen yanında dikenler de artar. Hem sayıca artar, hem de sertlik ve sivriliği artar. Bülbülün yaklaşması ne mümkün artık; yaklaşmak istediğinde göğsünü parçalamaya hazırdır o sipsivri dikenler.

Bu gül bahçesinde kötülüğü meslek edinmiş rakip (düşman, kötü) de sürekli artar; eksilmez.

Demezler mi; “yâri güzel olanın gözünü uyku tutmaz”

Böyle bir vatanınız varsa tabiî düşman eksik olmaz. Rakîb-i pür-cefâ artar, eksilmez. Yazının tamamını oku »

Nazîreye Bakar mısınız?

Damlalar Yorum Yok »

Sunar bir câm-ı memlû bin tehî peymâneden sonra
Döner vefk-i murâd üzre felek ammâ neden sonra
Mezâkî

Sunar bir câm-ı memlû bin tehî peymâneden sonra
Felek ehl-i dili dil-şâd eder ammâ neden sonra
Sâbit

Nazîre, benzer; nazîre yapmak, benzetmek demek. Edebiyatta benzerini yazmak, söylemek.

Yukarıya aldığım ilk beytin sahibi olan Mezâkî 17. yüzyılda yaşamış. Mahlâs olarak seçtiği kelimenin anlamına uygun olarak çok tatlı sözlerin sahibi. Fevkalâde hayran olduğum bir mutasavvıf şair.

Şu beytin sahibine siz ne dersiniz? Yazının tamamını oku »

Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendi

Damlalar 1 Yorum »

Kitap tutkusu dendiğinde öncelikle akla gelmesi gereken isimlerden biridir, Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendi. Kaşgarlı Mahmûd’un nâdide eseri Divân-ı Lügat-it Türk’ün yeryüzünden kaybolmamasını, destansı bir gayretle temin eden de O’dur.

Bütün ömrünü harcayarak onbeşbin cilt kadar kitap topladı. Her birini elde etmek için, günümüz ölçülerine göre en azından çılgınlık denecek işler yaptı, varını yoğunu harcamakla kalmadı, gerektiğinde en yakın dostlarıyla, vezir-vüzera ile düşman oldu ve sonra bütün kitaplarını Millet Kütüphanesini kurmak üzere vakfetti. Kütüphane İstanbul / Fatih’tedir.

O’nun beytidir:

Âdetimdir nezd-i cânânımda olmak girye-nâk
Rûz içinde seyr-i kevkeb isterim meşreb bu ya

Rûz : Gün. Gündüz Yazının tamamını oku »

Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş